30 Kasım 2008 Pazar

AKIL

gece yatağa girdikten sonra aklıyla başbaşa kalmaktan korkanlardan mısınız? ben onlaradanım.çünkü aklımın sürekli yapmak istediği bir şeyler var.benden çok daha hızlı ilerliyor.yani anlayacağınız ona yetişmekte çok zorlanıyorum.hoş geceleyin tasarladığı hiçbir şeyi gündüz yapmıyorum.aklımla başbaşa kalmamak için çok yorulmam gerek.bedenimin çok yorulması gerek.aklımla olan mücadelemin ruhumu ihtiyarlattığını hissediyorum. tam oarak bu durumdan şikayetçimiyim, bilmiyorum.ama gündelik hayatımda bir çok şeyin yolunda gitmemesine sebep olan şeyin bu olduğunu biliyorum.

29 Kasım 2008 Cumartesi

Sıkıcı Bir Günün Duygu İzlenimleri

saat 2 'de uyandığım ve yağmurdan dolayı dışarı çıkamadığım ve içimdeki bulantının en yüksek seviyede olduğu bir günde yapabileceğim en iyi şeyi yaptım.zvyagintsev'in dönüş filmini seyrettim.hiçbir şeyin içimdeki bulantıdan dolayı beni dışarı çıkarmaya gücünün yetmeyeceği bir günde ,izledikten sonra hemen cafeye koşup bir şeyler karalamam gerektiğini hissettiren bir film bu.ya da evden dışarı çıkabilmek için kendime bulduğum bir bahane.bu filmde kesin bir dille ölüm var.basit ama ağır bir ölüm.olmadık yerde,olmayacak şekilde hatta komik kaçabilecek bir şekilde. aniden sarsan,kabullenilmesinde zorluk çekilen bir ölüm.kabukların kırılıp bir ilişkiye başlama ihtimali varken ansızın ölüm giriyor ve her şeyi soru işaretlerine boğup gidiyor.belki de zvyagintsev insanların zaman kaybetmemesi gerektiğini anlatıyor belki de ben bunu anlamak istiyorum...

28 Kasım 2008 Cuma

Yazmaya Meraklandım Hemen Bloglandım

evet ayne öyle artık yazmaktan kaçmamam gerektiğini anlayalı ve yazmama inadımın son anına geldiğimin resmidir bu.Tıpkı artık yıkılmaktan başka bir şansı kalmamış Berlin Duvarının yıkılışı gibi bir şey bu.Umarım hepimiz için hayırlı olur vesselam...