27 Ağustos 2009 Perşembe

KIZKARDEŞİM

Sahur için kızkardeşimi uyandırdığımda fark ettim.Kitap ilk kısımlarındaki yavanlıktan yavaş yavaş kurtuluyor ve beni etkisi altına alıyordu.Daha önce çok iyi romanlar yazmış birisinin aşkı,öpüşmeyi,sevişmeyi ve ilk karşılaşmayı bu kadar yavan anlatması bilinçli bir tercihtir galiba.Kitapta bitmedi gerçi daha kitap için son söz söylenmedi yani.Ayrılık ,sevgiliden uzak olma kısımlarını daha iyi anlatmış anlayacağınız yazar.
Kızkardeşimi uyandırırken farkettim dedim ya içimdeki sıkıntıyı ,bilincin ne yöne akacağını bilemiyorsunuz.Hemen kızkardeşimi düşünmeye ,hatırlamaya başaladım.Aramızda naif diyalogları,ikimizin de duygusal ve alıngan olmasından kaynaklanan kavgaları,darılmacaları, gücenmeceleri...Yazacaklarım bu kadar. Şimdi daha önce almış olduğum iki notu buraya yazarak bitiriyorum...

Aşırı kibarlığımı ve yardımseverliğimi, alınganlığımı ve melankolikliğimi örtmek için kulllandığımı seziyordu. Ya da ben abartıyordum.Ya da bunlardan hiçbiri değildi.

Mandalinaların kabuğu çok kolay soyuluyor dedi.Onu ne kadar çok sevdiğimi farkettim.

Hiç yorum yok: